Madrid’in sıcak sokaklarında, Devyn Cole’un gözleri arzuyla parıldıyordu. O anın büyüsüne kapılmıştı; yaramaz bakışlarıyla davetkâr bir şekilde adamın üstüne doğru eğildi, amcığını yalayacakmışçasına dudaklarını ısırıyordu. Sanki sabırsızlığı ellerinden okunuyordu. Adam da boş durmadı, elini onun taze amını kavradı ve aşağı doğru çekmeye başladı. Devyn’in nefesi hızlandı, vücudu titreyerek karşılık veriyordu her hareketine. Sert ve acımasızca köklüyordu onu, sapıtmak isteyenin fantezisi gerçek oluyordu.
Yanaklarından süzülen terle birlikte sertçe dayadı oraya amını, Devyn’in gıcık amcığı can atıyormuş gibi yerinden kıpırdanıyordu. Adamın eliyle sıkıca tutunmuştu o yumuşacık tenine, öyle bir sokuyordu ki, göğsü kabarıp inliyordu kızın. Gözlerindeki kirli istek büyüyordu; artık rezil olmanın tam zamanıydı. Göğüslerini sıkarak daha da kışkırtıyor, dillere destan sakso sahnesi başlamıştı.
Dudaklarıyla amcığını emdiği anda adam daha da bastırdı içine. Altına çekiyor, üstüne biniyor; ayakta sikişin en vahşi hâlini yaşatıyordu ona. Devyn’nin boğuk inlemeleri yükseliyor; azgınca sızıyor içeriye o uzun yarak. Kıçını geriye iterek boynundaki ter damlalarını hissediyordu adam, yanıp tutuşulan o anlarda nefes nefese kalıyorlardı.
Her sağlam dayamada daha da içeri girip çıkıyor, fazlasını istiyorlardı; birbirlerine bağımlıydılar şimdi. Devyn kendi amının derinliklerinde erirken adam ovalarından yakalayıp deli gibi sokuşturmayı bırakmıyordu yaramaz kızı. Yumuşak teni çatlatan bir şiddetle köklüyorlar sevişmenin ateşinde yanıp tutuşmuş haldeydi ikisi de.
Sonunda doruğa koştular; Devyn’in boğuk çığlıkları arasında adamın sıvısı amcığının dibine kadar doldu ve kız kendinden geçip yere yığıldı. O an Madrid sokaklarında aranan sapığın en büyük fantezisi gerçek olmuştu: acımasızca sikip inletmek, ama dönüşü olmayan bir zevk içinde kaybolmak…